Özel harekatın vurduğu çocuk: Polisler şüpheliyi ikna etmek için çocuğu yem olarak kullandı

ARTI GERÇEK- Bitlis Güroymak’ta özel harekat polislerinin vurduğu 14 yaşındaki çocuğun durumunu Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden Avukat Nilda Baltalı, Artı TV yayına bağlanarak anlattı.

‘POLİS ŞÜPHELİYİ İKNA ÇABASINDA ÇOCUĞU YEM OLARAK KULLANDI’

Baltalı, “Her şeyden önce, çocuğumuzun polisler tarafından şüpheliyi ikna etmek için kullanılması olayın dehşetini oluşturuyor. Çocuk zaten şiddet gördüğü için dedesinin evine sığınmış durumda ama saldırganı ikna etmesi için polis tarafından dışarıya çıkarılıyor,” diyerek şöyle devam etti:

“Polis ekipleri oraya şüpheliyi gözaltına almaya geldiklerinde başa çıkamadıklarını görüyorlar ve zaten bir yandan da istismar mağduru olan bir çocuğu, gözaltına almak istedikleri şüpheliyi ikna etme çabasında kullanıyorlar. Görgü tanıklarının ifadesine göre, çocuğumuz buraya istemeyerek ve korkarak yönlendiriliyor, iki polisin zorlamasıyla gidiyor. Ardından ‘vur emri’ geldiğinde yani şüpheliye ateş açılacağını öğrendiğinde de şüpheli çocuğmuzu bir kümese sokuyor. Yani kümeste saklanıyorlar. Bu sırada olay yerine Bitlis Özel Harekat polisleri geliyor, 6 kişilik bir ekip oluşturuluyor ve özel hareket polisinin şube müdürünün söylediğine göre müdahale başlıyor. Ancak çocuğumuzu yem ettikleri için müdahaleden çekiniyorlar, biber gazı atmaya karar veriyorlar. Ancak biber gazı etkili olabilecekken bir de ateş açmaya başlıyorlar. Yani poliserin ifadelerinde havaya ateş açtıklarını görüyoruz ama çocuğumuzun çeşitli iç organları delinmiş durumda. Midesinden, kalbinin altından, dalağından ve çeşitli yerlerinden kurşun yarası almış durumda.”

Sunucu Petek Atıcı Türkmen’in, “Bazı görgü tanıklarının ifadelerine göre, sığındıkları kümesten çıktıktan sonra vurulup yere düştükleri yönünde ifadeler var. Bu doğru mu?” sorusunu yanıtlayan Baltalı, “Kümesten çıktıklarında biber gazının etkisiyle sersemledikleri için, şüpheli çıkıyor ilk başta kümesten, bu sırada gözaltına almaları mümkün. 10’dan fazla özel harekat polisi, Bitlis Emniyet Müdürü, İlçe Emniyet Müdürü, kaymakam, savcı olay yerinde olmasına rağmen orantısız güç uygulanıyor,” dedi.

 

‘HAVAYA DEĞİL, DOĞRUDAN ATEŞ AÇTIKLARI SU GÖTÜRMEZ BİR GERÇEK’

“Oradan kendi kendine çıkan 14 yaşındaki müvekkiliniz vuruluyor. Hem bunu, hem de polis kayıtlarında ‘operasyon esnasında kameranın şarjı bitti, o yüzden görüntüler yok’ değerlendirmesini ve bütün polislerin söz birliği etmişçesine ‘biz havaya ateş açtık’ demesini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna ise Baltalı’nın yanıtı şöyle oldu:

“Elbette ki özel harekat polislerinin ifade vermden önce vakti olmuş ve ağız birliği yapmışlar, bu çok açık. Çünkü birçok polis havaya ateş açtığını söylese de gözaltına almak istedikleri şüpheliyi ayaklarından vurmuşlar. Dolayısıyla havaya ateş açmadıkları çok aşikar. Zaten şube müdürünün ifadesinde de bu geçiyor, ‘biz biber gazı attıktan sonra şüphelinin ayaklarından vurduk’ diyor. Bu PVSK’ya göre, uygun bir uygulama olabilir. Ancak orada bir çocuk var ve orada ateş hattının içinde bulunuyor.  Dolayısıyla onun vurulabileceğini düşünmeleri gerekiyor. Üstelik olay gece vakti, sabaha karşı saat 2’de oluyor. Yani çocuğu göremeyip vurma ihtimallerini biliyorlar.

“Bu soruşturma ‘taksirle yaralama’dan başlatıldı. Çocuğumuzun vücudundan çıkan mermilerin hangi polis tarafından ateşlendiği ortaya çıkacak balistik raporlarıyla. Ancak biz, soruşturmanın iyi ilerletilmesine rağmen üzerinin kapatılacağını düşünüyoruz. Çünkü orada çocuğumuzun hayatı hiçbir şekilde dikkate alınmadı. Doğrudan ateş açtıkları su götürmez bir gerçek. Bunun için balistik raporlarına gerek yok.

‘KÜRT İLLERİNDE ÇOK SAYIDA ÇOCUK ÖLDÜ, YARALANDI; BUNUN NORMALLEŞTİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ’
Çocuğun sağlık durumu ve soruşturmanın nasıl ilerleyeceği konusunda da bilgi veren Baltalı şöyle konuştu:
“Çocuğumuz 5 ameliyat geçirdi, bunların 2’si çok ciddiydi. Biz hayata döndürülmesini çok olası bulmuyorduk açıkçası ancak doktorların çok yoğun çabası sayesinde kendine geldi ve bugün de taburcu edilecek. Kendisi şu anda polislerden oldukça korkmuş durumda, yani uyandığı günden beri ‘polisler beni vuracak, beni öldürücekler’ diye korkuyor ve ağlıyor. Bu soruşturmadan netice almak için mücadele edeceğiz. Çünkü taksirle yaralamada 10’dan fazla polisin müdahalesi söz konusu olduğu için, iştirak halinde suçun işlenememesi nedeniyle gerçek sorumluların ortaya çıkmaması için soruşturma kapatılabilir. Bu şekilde olmaması için mücadelemiz sürüyor. Bu Kürt illerinde çok fazla karşımıza çıkıyor, bu şekilde çok fazla çocuk hayatını kaybetti, çok fazlası yaralandı. Biz bunların normalleştirilmesini kabul etmiyoruz.”

Yayının tamamı şöyle:

;

 

 

bir yorum bırakın