Katilin ‘geleceğini’ düşünen mahkeme delilleri yok saydı

Katilin ‘geleceğini’ düşünen mahkeme delilleri yok saydı

09 Ekim 2020
Büşra İlaslan | ABC Gazetesi

Eren Erdoğan tarafından katledilen Fatma Alyar’ın davasında mahkeme, sanığın “pişmanlığını” gerekçe göstererek cezada indirim uygulamıştı. Fatma Alyar’ın annesi, ‘’Bu karar ile birkaç kişinin daha ölmesine olanak verildi’’ diyerek karara isyan etti.


Altı aylık evliliği boyunca gördüğü fiziksel ve psikolojik şiddet nedeniyle ayrılmak isteyen Fatma Alyar(22), Eren Erdoğan(23) tarafından silah zoruyla bindirdiği araçta öldürülmüştü.

Cinayet öncesi ‘’3-4 ay yatar çıkarım’’ ifadesini kullanan katilin tutuklandıktan sonra telefonundan yapılan, ‘’Geri döneceğim’’ ifadesinin kullanıldığı paylaşımı hiçbir pişmanlığı olmadığını kanıtlar nitelikteyken; katilin ‘pişmanlığı’ göz önünde tutularak iyi hal indirimi uygulandı.

28 Ekim günü görülen karar duruşmasında, ‘’Sanığın sabıkasız oluşu, suçun işlenmesinden sonraki pişmanlığı, verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının geleceği üzerindeki olumsuz etkileri ve gözlemlenen kişiliği lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek hakkında TCK’nın 62 maddesi müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına…’’ şeklinde karar çıktı.

‘Öfkemden acımı unuttum’

Karara duyduğu öfkeden acısını unuttuğunu ifade eden anne Kıymet Alyar, adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini belirterek şunları söyledi:

‘’ Adaletsizlik beni benden aldı. Bir canın bedeli bu mu? Fidan gibi kızımı toprağa verdim ben. Pişmanlıkmış… Nasıl bir pişmanlık bu.

‘Bu karar ile birkaç kişiyi daha öldürmesine olanak verildi’

O caniyi topluma kazandırmaktan bahsediyorlar. Mümkün mü bu? Bu karar ile birkaç kişiyi daha öldürmesine olanak verildi. Öfke anında işlenen bir cinayet değil, tasarlanmış işlenmiş bir cinayet bu. Ortada mesajlar var. Adalete, mahkemelere saygı duymuyorum artık.

‘3-4 ay yatar çıkarım diyen birinin pişmanlığı nasıl söz konusu olabilir?

O caninin bizimle alay etmesine izin verildi. Af gelir da yakında. Çıkar başka canları da yakar. Böyle bir sistem olamaz. Elleri kelepçeliyken ‘Geri döneceğim’ diye tehditler savuran, hakimin de gördüğü mesajlar da 3-4 ay yatar çıkarım diyen birinin pişmanlığı nasıl söz konusu olabilir? Böyle bir caninin topluma kazandırılması mümkün değil. Resmen git birkaç kişiyi daha öldür denmiştir. Mahkemede ne duruşunda ne de sözlerinde pişmanlık ifadesi asla yoktu. Salona kabadayı gibi girdi ve hakim bunu pişmanlık olarak niteliyor. Kravat takmış, takım giymiş sonra ben ‘pişmanım’ demekle mi pişmanlığına inanılıyor. Bu sisteme, bu hükümete bunu soruyorum.

‘Başka cinayetlerin önü açılıyor’

O cani, sözüm ona topluma kazandırılacak, pişman denilecek… Peki bizim duygularımız, acımız ne olacak? Bir canın bedeli bu mu? ‘Gider 3 4 sene paşa paşa yatar çıkarım’ dediği mesajı hakime hanım da gördü, okudu. Nasıl böyle bir karar verilebildi. Bu tek örnek de değil. Yüzlerce katil, yüzlerce karar var böyle. Başka cinayetlerin önü açılıyor. Bu caniler bu kararlara güvenerek canlara kıyıyor. Biz caydırıcı cezalar istiyoruz. Biz başka canlar yanmasın, başka analar ağlamasın istiyoruz.’’

‘Katillerin yok ettikleri canlar, yok sayılıyor’

Davayı gönüllü olarak üstlenen Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği avukatlarından Sanem Oğuz, delillerin yok sayıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

‘’Türkiye’ de her gün kadınlar eşleri, sevgilileri ya da ailesindeki erkekler tarafından öldürülmekte, hayatları, yaşam hakları elinden alınmakta iken, katillerin yok ettikleri canlar yok sayılarak ‘Geleceği üzerinde olumsuz etkileri’ bahanesi ile sokaklara salınmaktadırlar. Bu karar ne hukuken kabul edilebilir ne de vicdanen kabul edilebilir değildir.

‘Üst mahkemeye başvuracağız’

Bu hukuksuz karara karşı Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak üst derece mahkemelerine başvuracak olup, destekçisi ve takipçisi olduğumuz tüm davalarda olduğu gibi Fatma’nın arkasından onun davasının sonuna kadar takipçisi olduğumuzu bildiriyoruz’’

 

bir yorum bırakın