Çocuğa Yönelik Şiddet

ÇOCUĞA YÖNELİK ŞİDDET

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 19. maddesi ve Çocuk Hakları Komitesi’nin çalışmaları uyarınca, Birleşmiş Milletler Çocuğa Karşı Şiddet Araştırması’nın (UNVAC) amaçları çerçevesinde çocuğa karşı şiddet aşağıdaki gibi tanımlanmıştır:

Çocuğa karşı şiddet “çocuk istismarı ve çocuklara kötü muamele, sorumluluk, güven veya güç ilişkileri bağlamında, çocuğun sağlığı, yaşamı, gelişmesi veya onuru açısından fiili veya potansiyel zararla sonuçlanan her tür fiziksel veya duygusal kötü muameleyi, cinsel istismarı, ihmali veya ihmalkar davranışı, ticari veya başka amaçlı sömürüyü kapsar.”

Çocuğa karşı şiddetin en yaygın olduğu biçim çocuğa yönelik istismardır. İstismar, aile bireyleri, ebeveynler ya da çocuğun bakımından sorumlu yetişkinler tarafından çocuğun duygusal, fiziksel ve cinsel gelişimini engelleyici, beden ve ruh sağlığına zarar verici davranışların uygulanmasıdır.

FİZİKSEL İSTİSMAR: Aile bireyleri, ebeveynler ya da çocuktan sorumlu yetişkinlerin çocuğa bedensel ve fiziksel zarar verecek biçimde davranmasıdır.

Bu istismar türü çokça görülmekte ve vücut ya da yüzdeki fiziksel emareler sebebiyle daha kolay fark edilmektedir. 

DUYGUSAL İSTİSMAR: Aile bireyleri, ebeveynler ya da çocuktan sorumlu yetişkinlerin çocuğu aşağılaması, utandırması, azarlaması, tehdit etmesi gibi çocuğun kendisine olan güvenini, saygısını zedeleyecek davranışlarda bulunmasıdır. Çocuğa ihtiyacı olan ilgi, yakınlık ve sevginin gösterilmemesi, dışlanması, yokmuş gibi davranılması ve çocuğun gelişiminin bozulmasına sebep olacak şekilde suçlayıcı, aşağılayıcı davranışlarda bulunma.

Çocuğun bulunduğu ortamda duygusal istismara uğradığını fark etmek oldukça zor olabilir. Çünkü çocukta fiziksel istismarda olduğu gibi yara- bere gibi göstergeler bulunmaz. Çocuk temiz ve bakımlı, iyi besleniyor olabilir. Ayrıca çocuk kendisine yapılan davranışların normal olduğunu zannediyor olabilir ve bu sebeple bir açıklama yapmayabilir.

CİNSEL İSTİSMAR:  Aile bireyleri, ebeveynler ya da çocuktan sorumlu yetişkinlerin, kendilerinin cinsel istekleri için çocuğu kullanmasıdır. Çocuğu korkutarak, tehdit ederek, zor kullanarak veya ikna yoluyla çocukla cinsel yakınlık kurmaya çalışması, kurması ve haz almasıdır. Cinsel içerikli konuşmalar, röntgencilik, çocuğu pornografik yayınlarda kullanma, çocukla cinsel ilişki kurma, zorla dokunma, çocuğu dokunmaya zorlama, teşhircilik, cinsel içerikli eylemlere tanık olmaya zorlama, çocuğa sürtünme, cinsel içerikli yayınlar izlemeye zorlama, zorla evlendirme veya fuhuş yaptırma bu istismar türünün örnekleri arasındadır.

Cinsel istismarın en önemli göstergesi çocuğun ifadesidir. Eğer çocuk cinsel olarak istismara uğradığını söylüyor veya ima ediyorsa ciddiye alınmalıdır. Çocuğu korumak için tüm kuşkularınızı bir kenara bırakarak, durumun ciddiyetini kavrayarak hareket edin.

 

 

ÇOCUK İSTİSMARI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜDÜĞÜNÜZ YA DA BİLDİĞİNİZ DURUMLARDA NE YAPMALISINIZ

  • Çocuğun istismar edildiğine tanık olduysanız veya size iletilmiş ise veya pozisyonunuz (doktor, öğretmen, sosyal hizmet görevlisi gibi) gereğince size müracaat edilmiş ise kesinlikle çok ciddiye almalısınız. Çocuğun korunması yasal olarak zorunluluktur.
  • Çocuk koruma yasasına göre meslek gruplarına (doktor, öğretmen, sosyal hizmet görevlisi vb.) mensup olmayan tüm bireyler de istismar şüphesine dair bildirimde bulunabilirler.
  • Bildirim yaparken kimliğinizi açıklama mecburiyetiniz yoktur ancak kimliğinizi açıklamak ihbarınızı daha güvenli kılacaktır. Bildirim yapanların kimlikleri ihbar edilen ailelere bildirilmez.
  • Çocuk Şube Müdürlüğü istismara uğrayan çocuğun ifadesini kamera kaydı altında pedagog/psikolog ve avukat eşliğinde almak zorundadır. Bu zorunluluk CMK 236. Maddede yer almaktadır. Bu konuda çocuğa eşlik eden kişinin yasaları hatırlatması ve başka şekilde ifade alınmamasında ısrarcı olması gerekmektedir. Eğer ifade alınan Merkezde kamera mevcut değilse kamera olan en yakın Şube’ye gönderilmesi istenmelidir. Bu şekilde alınacak olan ifade çocuğun birden fazla ifadesinin alınmasını engeller ve çocuğun tekrar tekrar travma yaşamasının önüne geçilir.
  • Sözü geçen CMK 236. Maddesinin 2. Ve 3. Bentlerine göre;

(2) İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır.

(3) Mağdur çocukların veya işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş olan diğer mağdurun tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur. Bunlar hakkında bilirkişilere ilişkin hükümler uygulanır.

ÇOCUK İSTİSMARI İÇİN BAŞVURU MERKEZLERİ

ALO 183 (Sosyal Destek hattı )
ALO 155 (Polis)
En Yakın Çocuk Polis Şubesi
ALO 156 (Jandarma Çocuk ve Kadın kısım Amirliği)
Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM)